Dâstân-ı Leylî vü Mecnûn · Fuzûlî

Chapter 7: 501-600

501 Maksad şem‘i münevver oldıSandûk-ı emel dür ile doldı

502 Tedrîc ile kıldı kilk-i takdîrNakş-ı garazı rahimde tasvîr

503 Ber verdi nihâl-i bâğ-ı maksûdAçıldı gül-i hadîka-i cûd

504 Çün va‘de erişdi doğdı bir ayHurşîd ruhıyla âlem-ârây

505 Şâd oldılar andan ata aneŞükrâne verildi çoh hizâne

506 El kıssa ademden oldı peydâBir tıfl-ı müzekker ü müzekkâ

507 Hurşîd kimi kemâle kâbilİsâ kimi tıfllıkda kâmil

508 Ol dem ki bu hâk-dâna düşdiHâlini bilüp figâna düşdi

509 Âhir günine evvel eyleyüp yâdAhıtdı sirişk kıldı feryâd

510 Ya‘nî ki vücûd dâm-ı gamdurÂzâdelerün yeri ademdür

511 Her kim ki esîr olur bu dâmaSabr etse gerek gam-ı müdâma

512 Olmışdı zebân-ı hâli gûyâSöylerdi ki ey cefâcı dünyâ

513 Bildüm gamunı senün ki çohdurGam çekmeğe bir harîf yohdur

514 Geldüm ki olam gamun harîfiGel tecribe kıl men-i zaîfi

515 Her handa gam olsa kılma ihmâlCem‘ eyle dil-i hazînüme sal

516 Hem ver mana gam yemek kemâliHem âlemi gamdan eyle hâlî

517 Peyveste meni esîr-i gam kılKem kılma nasîbümi kerem kıl

518 Zevk ile geçürme rûzgârumFânî olana yoh i‘tibârum

519 Ey aşk garîb-i âlem oldumÂvâre-i vâdî-i gam oldum

520 Tedbîr-i gam etmek olmaz oldıGeldüm gerü getmek olmaz oldı

521 Senden dilerem meded ki dâimTemkînüm ola senünle kâim

522 Bir bezmde kim şarâbı kandurSâkî cellâd-ı bî-emândur

523 Bir mey mana sun ki mest ü medhûşDâim özümi kılam ferâmûş

524 Ne geldüğümi bilem cihânaNe anı ki nişedür zemâne

525 Âlem gözüme görünmeye hîçBu riştede bulmayam ham u pîç

526 Dâye anı pâk kıldı kandanKaldurdı bu tîre hâk-dandan

527 Guslin verüp âb-ı çeşm-i terdenSüt yerine verdi kan ciğerden

528 Akvâm u kabâili olup şâdOl nev-rese Kays koydılar ad

529 Cân ile kılurdı dâye i‘zâzEsbâb-ı kemâl-i terbiyet sâz

530 Lâkin o edüp hemîşe nâleHoşnûd değüldi hîç hâle

531 A‘zâsın edüp eliyle efgârEylerdi müdâm nâle-i zâr

532 Süt içse sanurdı kim içer kanEmcek görünürdi ana peykân

533 Yoh idi firîb ile karârıYanında firîbün i‘tibârı

534 Bir gün anı gezdürürdi dâyeDerdini yetürmeğe devâya

535 Bir evde meğer ki bir perî-veşOl tıflı görüp besî müşevveş

536 Rahm etdi eline aldı bir demTıfl anı görünce oldı hurrem

537 Hüsnine bahup karâr dutdıFeryâd ü figânını unutdı

538 Oldukça elinde oldı handânDüşdükde elinden etdi efgân

539 Mâhiyyetini çü dâye bildiOl mâhı ana enîs kıldı

540 Oldı bu dahi anunla mu‘tâdNe dâye ne ane eyledi yâd

541 Zâtında çü var idi mahabbetMahbûb görünce dutdı ülfet

542 Aşk idi ki oldı hüsne mâilHüsni ne bilürdi tıfl-ı gâfil

543 Ma‘lûm idi ehl-i hâle ol hâlKim nüsha-i aşkdur bu timsâl

544 Elbette bu tıflı zâr eder aşkÂşüfte-i rûzgâr eder aşk

545 Elbette kılur bu subh te’sîrHurşîd çıhup olur cihân-gîr

546 Çün terbiyeti edip o dâyeVerdi eser-i tamâm ol aya

547 Gün günden edüp kemâl hâsılOl mâh-ı nev oldı bedr-i kâmil

548 Geldükçe mey-i vefâdan eyyâmHer devrede sundı ana bir câm

549 Tâ kıldı anı tamâm ser-mestTedrîc ile dâm-ı aşka pâ-best

550 Çün sür’at ile dönüp zemâneOn yaşına yetdi ol yegâne

551 Babasına muktezâ-yı âdetFarz oldı ki anı ede sünnet

552 Cem‘ etdi ehâlî-i diyârıHer sâhib-i izz ü i‘tibârı

553 Bezl eyledi ol kadar zer ü sîmKim yetdi kıyâsa fakrdan bîm

554 Halk anda görende kesret-i mâlBîm oldı ki mün‘akis ola hâl

555 Ol sâf-zamîr ü pâk-meşrebBir bezm-geh eyledi müretteb

556 Kim görmedi anı çeşm-i sâgarCemşîdden özgeye müyesser

557 İtmâma yetüp tarîk-i sünnetTa’lîm-i ulûma yetdi nevbet

558 Esbâb ana eyleyüp mürettepVerdiler anunla zîb-i mektep

Bu bünyâd-ı binâ-yı belâdurveMukaddime-i elem-i ibtilâdur

559 Mektebde anunla oldı hem-demBir niçe melek-misâl kız hem

560 Bir saf kız oturdı bir saf oğlanCem‘ oldı behişte hûr ü gılmân

561 Oğlanlara kızlar olsalar yârAşka bulunur revâc-ı bâzâr

562 Kız nergis-i mest edüp füsûn-sâzOğlana satanda işve vü nâz

563 Oğlan niçe sabr pîşe kılsunVe sabrı hem olsa nişe kılsun

564 Ol kızlar içinde bir perî-zâdKays ile mahabbet etdi bünyâd

565 Bir turfe sanem ki akl-ı kâmilGördükde anı olurdı zâil

566 Zülfeyn-i müselseli girih-gîrCân boynına bir belâlu zencîr

567 Ebrû-yı hamı belâ-yı uşşâkHem cüft letâfet içre hem tâk

568 Her kirpüği bir hadeng-i hun-rîzPeykân-ı hadengi gamze-i tîz

569 Deryâ-yı belâ cebîn-i pâkiÇîn cünbişi mevc-i sehm-nâki

570 Çeşm-i siyehine sürmeden ârHindûsına sürme hem giriftâr

571 Ruhsârına reng-i gâzeden nengHergiz ana gâze vermemiş reng

572 Göz merdümeğinden olsa hâlîGöz merdümeği olurdı hâlî

573 La‘l ü düri gösterürdi her demEvrâk-ı gül içre ıkd-i şeb-nem

574 Ebvâb-ı tekellüm etse meftûhEmvâta verürdi müjde-i rûh

575 Şimşâd-ı latîfine mürekkebSîb-i zenah u türünc-i gabgab

576 Endâmı latîfe-i ilâhîDeryâ-yı letâfet içre mâhî

577 Şehbâz bahışlu âhu gözlüŞîrîn hareketlü şehd sözlü

578 Râh u revişi müdâm gamzeBaşdan ayağa tamâm gamze

579 Ayruhsıca-şekl ü hoşça-peykerYahşice sanem güzelce dilber

580 Âlem ser-i mûyınun tufeyliMahbûbe-i âlem adı Leylî

581 Kays anı görüp helâki oldıMin şevk ile derd-nâki oldı

582 Ol nâdire hem ki Kaysi gördüMin zevk bulup özin itürdi

583 Gördi ki bir âfet-i zemâneMisli dahi gelmemiş cihâna

Bu sıfat-ı Mecnûndurveİbtidâ-yı mihnet-i füzûndur

584 Bir dilber-i serv-kadd ü gül-rûyServ-i hoş u gül-ruh u semen-bûy

585 Şîrîn lebi menşe’-i letâfetRa‘nâ kadi durduğiyle âfet

586 Evsâf-ı letâfetinde söz çohEltâf-ı melâhatinde söz yoh

587 Şehlâ gözi nergis-pür-efsûnZîbâ kaşı nergis üzreki nûn

588 Hüsni güli lâle-i şafak-fâmZülfi hamı lâle üzreki lâm

589 Ağzı sıfatı hod etmek olmazEsrâr-ı nihâna yetmek olmaz

590 Zülfi sözi zikr-i halka-i râzLa‘l-i lebi âb-ı çeşme-i nâz

591 Devr-i meh-i rûyi çeşme-i nûrHâk-i kef-i pâyı sürme-i hûr

592 Bir gâyet ile şemâili hûbKim Leylî olanda ana matlûb

593 Bir gözgüye ger açup göziniGözgüde göreydi öz yüzini

594 Öz ârızına olurdı meyliKılmazdı hevâ-yı hüsn-i Leylî

595 Ol iki semen-ber ü sehî-kadBir birine oldılar mukayyed

596 Bir câmdan içdiler mey-i zevkOl iki harâb-ı bâde-i şevk

597 Girdâb-ı belâya oldılar garkKalmadı aralarında bir fark

598 Evzâ-ı muhâlif oldı yek-sânGûyâ iki tende idi bir cân

599 Her kim sorar olsa Kaysa bir râzLeylîden ana gelürdi âvâz

600 Kim Leylîye kılsa bir hitâbıKays idi ana veren cevâbı